moda

Moda nedir ve modanın nereden çıktığı, hayatımıza nasıl dahil olduğu konusunda sizi bilgilendirmek isteriz.
Moda sözlük anlamı olarak; yenlik gereksinimi, geçici yenilik olarak tanımlanabilir. Kelime olarak Latince’den gelen moda kelimesi, İtalyada da yer almaktadır. Moda; kelime itibariyle, insanların yaşamları içerisinde bulunan tüm unsurlarda, fiillerde ve eylemlerde, cisimlerde ve yapımlarda, tüketmek istedikleri ya da yapmak istedikleri o anlık durumlar, fiiller ya da sahiplenmelerdir. Kimi zaman bir şarkının moda olduğunu duyarız, kimi zaman ispanyol paça bir kotun, kimi zaman baskılı tişörtlerin, kimi zaman selfie çekmenin moda olduğunu duyarız… Yani moda aslına bakarsanız, onlarca insanın aynı anda hoşuna giden şeylere moda demek çok daha doğru bir anlamlandırma olacaktır.
Türk Dil Kurumu’na göre ise “Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi”dir.

Moda kelimesini tabi ilk duyduğumuzda, artık genel olarak giyim kuşam unsurlarının talep görenleri diyebileceğimiz bir noktadayız.

Modanın insan unsurunda varoluşunun nedenlerine gelecek olursak; insan oğlunun kendi özgün karakterini, kişiliğini, kendini anlatabileceği ve başkalarına gösterebileceği, kendine özgüleştirebileeği ilk unsurların başında gelmektedir. Farklı olma isteiğinden kaynaklanan, toplumdan ayrı bir noktada kendini görmeyi seven ve hedefleyen insanlar için bir yaratım demek çok daha doğru olacaktır. Başka insanlardan farkını ortaya koyma unsuru olarak kullanılan modanın her zaman insan benliğince ve egosunca bir ihtiyaç olacağı açık. Kendini güzel görmek, farklı görmek özellikle kadınlar için önemli bir ihtiyaç olarak gözükmekte. Kaliteli bir insan yaşamı için, ruhsal ihtiyaçların da önemli olduğunu varsayarsak, modanın insan ruhuna iyi gelen bir kendini ifade etme biçimidir demek de mümkün.

> kelimesinin; Latincede “hemen şimdi” anlamındaki “modo” kelimesinden geldiğini ve bunun peşi sıra, moda kelimesinin İtalyanca’da, “süslenme özentisi”, “değişiklik gereksinimi” ve “yaşama giren geçici yenilik” anlamlarını verdiğinden kısaca bahsetmiştik. Kıyafetlerimizdeki, yaşamımızdaki; moda akımlarının, eski Roma İmparatorluğu’nda ve ortaçağ zamanında gerçekleşem ekonomik veya sosyalokik unsurlardan dolayı ortaya çıktığı bilinmektedir. Roma insanlarının yaşamlarında, mor, kırmızı gibi renklerle bezenmiş pelerin ve kıyafetlerinin, statülerini temsil niteliği taşıdıkları bilinmektedir. Orta Asya ve Uzakdoğu’da ise giyim tarzından etkilenen Türk kavimleri, 11. yüzyıl ortalarından itibaren Orta Doğu’daki moda ve gündelik giyim tercihlerinden etkilenmiştir. Moda, aynı zamanda tabiki endüstrisi çağının ve modern çağın bir ürünüdür. Fakat tarihsel açıdan bakıldığında da, “o zaman çok modaymış…” demenin mümkün olduğu bir çok unsurun varolduğunu söylemek mümkün.

Modanın genel bir kavram olduğunu, nereden ve nasıl çıkacağı belli olmayacak oluşumlardan meydana geldiğini söylemiştik. Peki ya modacı? Peki bu kavramın karşısında söyleyebileceğimiz ne olabilir?

Tarihte kabul gören ilk moda tasarımcısı, Charles Frederick Worth kabul edilmektedir. 1846’da İngiltere’de doğan Worth, tarihte müşterilerini ayağına kadar getirmeyi başaran ve kendi beğendiği tasarımlara göre hanımları giydirmeyi başaran ilk modacı kabul edilmektedir. Worth zamanına kadar talepkarlar, terzileri kendi malikanelerine ve ikametlerine çağırır, yine kendi istekleri ile diktirecekleri kıyafetlerin nasıl olacağına karar verirlerdi. Worth bu açıdan kendi tasarımlarını, kendi dikimhanesinde müşterilerine uygulayan ilk terzi olarak ilk modacı ünvanını da almıştır. İlk haute couture olgusunu da böylece başlatmıştır.

Share this post